kapalı elbise Süper lig devinden Erencan Yardımcı hamlesi! - Son Dakika Spor Haberleri | Cumhuriyet kafiye düzenleri

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini hepimiz hatırlıyoruz. Hepimizin hatırladığı bir başka önemli detay da altılı masanın bir anda dönemin İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener tarafından devrilmesi olacaktır sanırım.Hem de ne devirme... Meral Akşener tarafından masa devrilirken geride kalan ne varsa yakılıp yıkılarak odadan çıkılması ve yapılan basın toplantısında edilen ağır hakaretler hayretle karşılanmıştı.Hatta siyasi analistlere ve araştırma sonuçlarına göre o ana kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimi kazanması oldukça zor görünüyordu.Seçimler öncesi ise aslında beklenen bir gelişme olmuştu.Genel beklenti,ımaslındaseçimikaybetmemişkazanmış kalp kırmak günah mı Meral Hanım’ın son dakikada da olsa bir sorun çıkaracağı ve krize neden olacağı yönündeydi.Kriz beklerken adeta yangın çıkarıldı. Her ne kadar haklı da olsa aylarca birlikte bir çalışmanın içerisinde bulunduğu insanlara ağza alınmayacak şekilde hakaret etmek neresinden bakarsanız bakın, izah edilebilecek bir durum değildi.Nihayetinde de seçimlerin kazananı ikinci turda da olsa Cumhur İttifakı oldu, koltuğa Recep Tayyip Erdoğan oturdu.Meral Akşener de kaybedenler arasındaydı… Sonradan anlaşılıyor ki, … ama şimdilik tabii!Yerel seçim sürecine girilince Meral Hanım bu kez de “illa cumhurbaşkanı adayı olmalılar” dediği Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’a karşı sert bir bayrak açtı.Yerel sandıktan ise daha ağır bir mağlubiyet çıktı.Meral Akşener de kaybedenlerin en başındaydı… Sonradan anlaşılıyor ki, … ama şimdilik tabii!Dün ise başkentte yakın dönemin en önemli siyasi gelişmelerinden biri yaşandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle Meral Akşener Hanım külliyede ağırlandı ve kritik bir görüşme yapıldı.İçeriğe ilişkin tahminler ve duyumlar havada uçuşuyor; ki doğal olan da bu.Geldiğimiz noktada bir gerçek var ki; MERAL AKŞENER, ASLINDA GİRDİĞİ İKİ SEÇİMİ, BİLİNENİN AKSİNE KAYBETMEMİŞ!Anladık ki, Sağlık Bakanlığı da çaresiz Aslında bu düşüncemiz yeni zuhur bulmadı, uzunca bir zamandır durum böyle maalesef...Hastanelerdeki kangren olan sorunların kolaylıkla çözülemeyeceğini düşünüyorduk.Hatta en son hayata geçirilen onay zorunluluğu getirilen randevu uygulamasının da neredeyse hiçbir derde deva olmayacağını düşünüyorduk.Bu düşüncelerimizde haklı olduğumuzu bizzat yaşayarak da öğrendik.Evet, sağlık sistemimiz kilitlenmiş durumda.Kolayına da bu cendereden çıkabilecek bir yöntem de görünmüyor.Başımızdan geçen olaya gelecek olursak...Geçtiğimiz gün gittiğimiz bir devlet hastanesinde yaptırmış olduğumuz tahliller için yeni bir randevu istendi.Yoğunluk nedeniyle artık bir gün sonra gösterilebilen sonuçlar için tekrar randevu alınması gerekiyormuş.Bir gün sonra da yeni bir randevu almak istediğinizde ise aynı hastaneden ve aynı branştan 15 gün içerisinde ikinci bir randevu alınamaz kuralıyla karşılaşıyorsunuz.Uygulama bizim ilk kez başımıza gelse de bir süredir durum böyle imiş.Sağlık Bakanlığı’na ulaştığımızda ise konunun incelenip tarafımıza dönüleceği belirtildi ama ne arayan oldu ne de soran.Anlayacağınız, sağlıkta durum tahmin edilenden daha ciddi.Millî Gazete, aylar öncesinden söylemişti… 31 Mart yerel seçimlerinin sonucunu, Millî Gazete “Erkenden erken seçim çağrısı” olarak okumuş ve bu sözle de manşet atmıştı.Birinci parti çıkan ve bu meseleyi köpürtmesi gereken ilk isim olan CHP Genel Başkanı Özgür Özel de, “Bir erken seçim çağrısı yapmayacağım” diyerek farklı bir çıkış yapmıştı.İlk birkaç ay Millî Gazete’nin manşeti havada kalmış gibi gözüküyordu.Ancak bu durum pek fazla sürmedi. Önceki gün grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel de nihayet “erken seçim”i dillendirdi.Özel’in, "Böyle giderse erken seçimi millet ister, önünde kimse duramaz” dediği durumu Millî Gazete aylar öncesinden söylemişti…