devlet yaygın Süper Lig'in yeni takımı, Umut Nayir'i istiyor- Son Dakika Spor Haberleri | NTVSpor ekolojik ayak izi nedir

·         Kalp gafil olduktan sonra,ğabeydiyorkiinsanaklınıkullanmalı enerjisa gözün açık olması bir mana ifade etmez.·         Hırs ve tamahkârlık ezelde taksim edilen rızkı çoğaltmaz. Sadece sahibini zelil eder.·         Kâmil insan o kimsedir ki, kendisini faziletle süsler, kötü huylarını imha eder.·         Kerim insan, haramlardan kaçınan, nefsini terbiye eden kimsedir.                                                                           İnsan, bahis konusu ölçü ve değerlendirmelere göre hayatını yönlendirmeli, nefsani duygulardan, muhteris isteklerden uzak durmalıdır. Menfaat için bu duyguları göz ardı edenlerin, elbette ki iki cihan saadeti de berbat olur. Çünkü gaflet sapkınlıklara yol açar. Siyasi menfaat temin için yol tayin etmek de şaşkınlığa uğratır.                                    Çünkü siyasi, sosyal ve ekonomik hırs insanı frensiz hale getirir, tamahkârlığı ziyadeleştirir, o zaman da insan zelil olur, doğru yoldan sapar, gaflet uçurumlarına yuvarlanır. Ayrıca arzu ve istekler, helal-haram ayrımı yapmadan, tavan yapar, neticede insanın kıymeti harbiyesi kalmaz, debelenip durur.                                    Oysa kâmil insan olabilmek için, emr-i bi-l-mâruf nehy-i an-il-münker esasına göre hayat tanzim edilmelidir. Hırs, tamah şımartılmamalı, tam aksi temkin esas alınarak hareket edilmeli, sevgi kapıları merhametle herkese açılmalı, soy ayırımı ve siyasi klikleşmelerden uzak durulmalı, Allah’ın kopmaz ipine sarılmalı, kul olanların emirlerine göre değil, Hakk’ın ölçülerine göre hareket edilmeli, siyasi kavgalardan uzak durulabilmeli, insan basiretini ve ferasetini kullanabilmelidir.                                    İnsan, toplumda meydana gelen olayları değerlendirirken, aklını kullanmalı, muannit olmamalı, adil davranmalıdır. Siyaset makamı insanı doğru yoldan uzaklaştırmamalı, tam aksi hakkı tutup kaldırmaya vesile olmalıdır. Böylece insan, siyasi tamahkârlıktan uzak durmak suretiyle kendini rahatlatmalıdır. Oy hırsından uzak durmalı, hayırlı olan işin peşinde koşmalıdır.                                    Yanlış yapanlar değil, istikameti emin olanlar alkışlanmalıdır. Bu da iyi insan olabilmenin yolunu açar, böylece gönül zenginliği tavan yapar, insan da rahatlar.                                    Ama her ne sebeple olursa olsun, insan haram lokma ile beslenirse, eninde sonunda sapkınlığa düşer, görmez olur, duymaz olur. İşte o zaman da insanın kıymeti harbiyesi kalmaz, zulümkâr olur. Zulmedenleri de Allah sevmez.                                    Toplumun katmanlarını birleştirici olan yol aranmalı, ayrıştırıcı tutumlardan uzak durulmalı, siyasetten dolayı gönüller asla tahrip edilmemeli, gönül hoşnutluğu içinde yol aranmalıdır.                                    “Kötülük eden kimseye ihsanla karşılık vermek, faziletin en güzelidir.” Çünkü fazilet insanın süsüdür. İnsanı değerli kılar, albenisini ziyadeleştirir. Hırs ise insanı asabileştirir, düşünmeden hareket ettirmek suretiyle zararlı işlerin peşinden koşturur.                                    Bu da hemen hemen her konuda yol ayırımına sebebiyet verir. İnsanı kırıcı, itici, huzur bozucu hale getirir. Toplum gerilir, siyasi ve ekonomik kavgalar meydan bulur, gönüller burulur, dostluklar buharlaşır. Böylece insan dünyevileşir, sevilmez bir mahlûk haline gelir, ayıplanır, değeri kalmaz.                                    Onun için insan aklını kullanmalıdır.                                                           Rahman ve Rahim,                                    Kadir ve Muktedir,                                    Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.                                    Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47). Beylerbeyi – 06.06.2024